Yanlış Zaman Yanlış Reklam: Lig TV Çaykur Reklamı

caykur-reklam-sari-kart

Futbol müsabakalarından aldığımız keyif dibe vurduğundan beridir izlediğim maç sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecektir. Bu nedenle yazıma konu teşkil eden hata şimdiye kadar dikkatimi çekmemişti.

Hafta sonu oynanan Fenerbahçe-Galasatasaray derbisi uzunca bir zamandan sonra izlediğim ilk maçtı. Maçın ilk dakikaları açıkçası bir Fenerbahçe taraftarı olarak çok da keyifli geçti diyemeyeceğim. Galatasaray beklediğimizden daha hazır ve daha ataktı, savunma yerine atak futbolunu tercih ediyordu. Dakikalar ilerledikçe stres kat sayımız artıyor, gelmeyen gol sesi gerdikçe geriyordu. Fenerbahçeliler olarak çok sert olan hamleler maçın hakem tarafından nizami olarak yorumlanıyor, bu da gerginliğin artmasına neden oluyordu. Maçın sanırım 43.dakikasında Hakan Balta’nın, Emenike’ye yaptığı müdahale sonucunda Emenike yerde kaldı. Oturduğumuz yerden, “bunu da vermezsen daha neyi vereceksin” vb. gibi nidalarıyla kalktık, el hareketleri de cabası… Hakemin elini cebine atması ve sarı kart göstermesi o an için tam olarak istediğimiz şeydi, sanırım aynı şey Çaykur için de geçerliydi.

Eminim o an biz ne kadar sarı kartın çıkmasından hoşnutsak, Galatasaray taraftarları da o derece mutsuz olmuşlardır. Böyle gergin bir ortamda ve bir cezalandırma eylemiyle beraber markanızı konumlamak ne kadar doğru? Zira kart gösterilen dakikalarda itirazlar, itişmeler, küfürleşmeler birbirini kovalıyor. Görsel anlamda olumsuz bir sahnede sadece “sarı benzerliği” üzerinden markayı konumlamanın kesinlikle yanlış olduğunu düşünüyorum, daha da ötesi yanlış olduğunu deneyimledim. Agro moduna geçip “hay senin sarını …. ” cümlesini tamamlayanların hiç de azımsanmayacak kadar önemli bir grup olduğunu kısa bir Google araması yaptıktan sonra rahatlıkla gözlemleyebilirsiniz. Kişiler gerçek profillerinden bile küfür edebilmiş…

Olumsuz bir olayla anılmak marka için çok iç açıcı bir durum değildir. Kaza yapan bir arabanın görüntüleri TV’de yayınlanırken, genelde markasının açıkça görüntülenmemesine yayıncı kuruluşlar tarafından yayın etiği gereği dikkat edilir.

Olumsuz algının yarattığı mağduriyetlere dair en ilginç hikayeler hava durum spikerlerine aittir. Havanın kötü olduğu durumlarda binlerce küfürlü posta ve tehdit telefonu aldıklarını ifade ederler. Havanın yağışlı olmasının her ne kadar hava durumu spikeri ile alası olmasa da bu “kötü” haberi veren kişi olduğu için tepkilerin de hedefi olmaktadır.

Aynı şekilde sarı kartla ve pozisyonla hiç bir alakası olmasa bile, o tatsız anda ekranda belirmesi nedeniyle Çaykur’da hak etmediği bir tepkiyle karşılaşmaktadır. Eğer illa sarı renk üzerinden bir iletişim yapılacaksa sarı yağmurluk giymiş Karadenizli balıkçılar çok daha hoş karşılanacaktır. Karadeniz‘in mis gibi çayını Karadeniz’in iyi kalpli balıkçılarının ellerinde görmenin pozitif etkisi de eminim sarı kart esnasında ekranlarda yer almaktan çok daha fazla hoş karşılanacaktır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

+ 25 = 27