Neden Kitap Okumalıyız?

Neden Kitap Okumalıyız?

Kitap okumanın faydalı bir davranış olduğunu hepimiz biliriz. Fakat neden ve niçin kısmına verecek bir cevabımız genellikle yoktur. Benim de iç sesim, neden kitap okumaya bu kadar vakit ayırdığımın rasyonel bir cevabını almak için gece gündüz bu soruyu bana sorup duruyordu.

İlginçtir, sorumun cevabını da yine kitaplarda buldum. Özellikle nöroloji (beyin) içerikli popüler bilim kitapları bu konuda en büyük yardımcım oldu, bilinç, belirmesinaps, sinaptik budama kavramları da en büyük kazançlarım.

Zaten Unutuyorum, Neden Okumaya Vakit Ayırayım?

Herkesin yaşadığı en büyük problem okuduğu kitabı bir süre sonra unutmasıdır. Bir kitaba başlarken “zaten unutacağım” diye bir kenara bırakan çok dostum oldu, o zamanlar bu yazıyı kaleme alacak deneyime sahip olamadığım için klişe tavsiyelerle yetinirdim, oku be abi, vakit ayır be abi, yap be abi, kendini geliştir be abi…

Fakat şimdi bu soruya rasyonel cevaplar verebiliyorum, iç sesim ikna oldu ve artık enerjisini daha fazla kitap okumam konusunda beni uyarma amacıyla kullanıyor.

Beynimizin Ne Kadarını Kullanıyoruz?

Sinir biliminin en revaçta sorusu budur desek herhalde yanılmış olmayız. Daha önceleri bu konu tam anlamıyla bir şehir efsanesiydi, beynimizin %10’ununu kullanıyoruz, aslında hepsini kullanabilsek enerji formuna dönüşürüz ve duvardan bile geçebiliriz… Eminim bu efsaneyi siz de dinlemişsinizdir.

Bilimin ilerlemesi ve kitaplar halinde bizlere ulaşması bu şehir efsanesinin de sonunu getirdi: Aslında beynimizin tamamını kullanıyoruz. Üzülmeyin gizem hala devam ediyor çünkü beynimizin çok büyük bir kısmını otomatik pilotta kullanıyoruz. Çünkü motor nöronların sıfır hata ile çalışması yaşamsal düzeyde bir öneme sahip. (Nefes alma, denge vb. gibi)

İşin gizemli kısmı ise beynimizin oldukça küçük bir bölümünü bilinçli bir şekilde kullandığımız gerçeğidir. Bilinçli bölümün karar verdiği işleri, bilinçsiz bölüm işliyor ve asla bilincimizle ortaya koyamayacağız sonuçları üretiyor.

Kitap Okuyunca Beynimizde Ne Oluyor?

Öğrendiğimiz her yeni bilgide, yaşadığımız her yeni deneyimde beynimizin fiziksel şekli de değişiyor. Her yeni deneyimde sinapslar arası bir bağ daha oluşuyor. Yeni öğrenilen bir bilgi ne kadar çok tekrar edilirse o kadar kalıcı oluyor, zira yeterince tekrar edilmiş bir bilgi beynimizin bilinçli alanından çıkıp otomatik pilotun hakim olduğu alana aktarılıyor. Bu sayede öğrenilmiş bir bilgiye ihtiyaç duyduğumuzda onu geri çağırmanın (hatırlamanın) biyolojik maliyeti düşüyor.

Kitap Okuyunca Beynimizde Ne Oluyor?

İşte sırf bu nedenle olsa bile kitap okumalıyız. Çünkü biz kitap okudukça beynimizde yeni sinaptik bağlantılar oluşuyor, var olanlar güçleniyor ve sahip olduğumuz bu çeşitlilik sayesinde yeni bağlantılar ortaya çıkıyor. Bunun sonucu olarak da çıkarsama yapma yeteneğini kazanıyoruz.

Kitap okumak bize onlarca sorunla mücadele etmenin binlerce yolunu öğretiyor. Yeterince kitap okuduğumuzda ise beynimizdeki çözümler ağı, sorunlara özel ayrı ayrı anahtar çözümler üretme yeteneği kazanıyor.

Okuduğumuz kitaplar tek tek değerlendirildiğinde emeklememize önemli katkılar sunuyor olabilirler, fakat asıl etkiyi belirli bir süre boyunca kitap okuduğumuzda görürüz. Sinir bilimciler bu durumu belirme olarak niteliyor. Belirme aşamasında geldiğimizde ise beynimiz bize okuduğumuz kitapların nicel toplamından daha fazlasını veriyor.

Neden Okuduğumuz Kitapları Unutuyoruz?

Okuduklarımızı yeterince tekrar etmeden bıraktığımızda sinaptik budama denen kıyıma maruz kalıyoruz. Yani beynimiz, daha önce yaptığı bağlantılar arasında bir öncelik sırası belirliyor ve kullanılmayanları, yeni bilgilere yer açmak için buduyor. Okuduğumuz bir kitabı unutmamız, daha önce sular seller gibi konuştuğumuz bir yabancı dili unutmamız da bu nedenledir. Beyin, sadece en çok önem verdiğimiz bilgileri depoluyor ve işliyor.

Tekrar etmenin önemi deyimlere de yansımıştır. O günlerde nörobilim olmadığından bir nevi deneyim biliminin eseri olan bu sözde “tekrar iyidir, 180 kere olsa bile” denmiştir.

İşte tüm bu nedenlerden dolayı okumayı hiç bırakmamalıyız, çünkü beynimiz bizim ona gönderdiğimiz kelimelerle harika bir bilgi çorbası yapıyor ve bu çorba da hayatta karşılaşabileceğiniz tüm bilişsel hastalıkların tek devası.

Kaynak

2 comments

  1. Kitap okuma alışkanlığımı hayal gücüme borçluyum. Çünkü okuduklarımı kafamda canlandırarak okuduğum için sanki bir film izlersin akılda kalıcı oluyor. Aynı o etkiyi vererek okuduğumuzu da anlamamızı sağlıyor. Bu şekilde okumanızı tavsiye ederim

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

29 − = 20