Kurumsal Blog’dan da Öte: Banvit’e Sor

banvite-sor-kurumsal-blog

Kurumsal iletişim prosedürlerini esneten eşsiz bir iletişim kanalı olarak niteleyebileceğimiz kurumsal blog siteleri, iletişim sektörünün gündeminde kendisine yeterince yer bulur hale geldi. Daha önce bu iletişim kanalını kullanmaya başlayan kurumlar nitelikli içeriklerle servislerini güçlendirirken, kurumsal blogu olmayan firmalar da bu ekosisteme ilk adımlarını atmaya başladılar.

Ekosistemin geliştiği bu süreçte yeni blogları incelemekten de büyük keyif alıyorum. Yine yeni örnekleri incelemek için firmaların kurumsal blog sayfalarında gezindiğim bir gün oldukça ilginç bir örneğe rastladım ve hemen paylaşmak istedim. Banvit’e Sor

“Tüm icatlar, ihtiyaçlardan doğar ” sözünün güzel bir örneği olan Banvit’e Sor servisi; beyaz et ve kanatlı sektörünün yaşadığı krizlerden sonra ortaya çıkmış bir servis. 2000’li yılların başında yaşadığımız kuş gribi salgınının psikolojik etkisi ve ilerleyen yıllarda gıda sağlığı konusunda toplumsal bilincin artması nedeniyle beyaz etin ne kadar sağlıklı bir besin olduğu konusu tartışılmaya başlanmıştı.

Kuş gribi salgınından sonra ciddi anlamda gelir kaybına uğrayan beyaz et ve kanatlı sektörü oldukça başarılı bir iletişim planını uygulamaya koydu. Önce, Sağlıklı Tavuk Bilgi Platformu kuruldu ve halkın beyaz et ve tavuk ile ilgili merak ettiği her soru cevaplandırıldı. Üniversitelerde paneller düzenlendi, toplumca kabul gören kişilerin katılımıyla basın toplantıları düzenlendi, kamu desteğinin de alındığı resepsiyonlar yapıldı. Tüm bu süreç spot reklamlar, gazete ve internet reklamlarıyla da desteklendi. Bu başarılı kriz yönetimi ödül aldığı gibi vaka çalışmalarına da konu oldu.

Kuş Gribi salgını nedeniyle ortaya çıkan krizi başarıyla atlatan ve önemli bir kriz iletişimi tecrübesi elde eden tavukçuluk sektörü, bir sonraki krizde daha ciddi bir sorunla karşı karşıya kalmıştı. Çünkü bu kriz bir salgın  nedeniyle değil aksine daha sağlıklı bir yaşam sürmek isteyen bireylerin tükettikleri gıdaları ve bu gıdaların üretim süreçlerini sorgulaması nedeniyle ortaya çıkmıştı, yani kriz bilişsel bir krizdi.

(Sektör açısından) Krizin taşıyıcıları ise radyasyon onkolojisi uzmanı ve Yemezler! kitabının yazarı Dr. Yavuz Dizdar ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı Kemal Özer idi. Her ikisi de üretim, besleme ve barındırma koşulları nedeniyle beyaz etin sağlıklı bir besin olmadığı yönünde verdikleri mesajlarla medyada yer bulmuştu. İleri sürdükleri tezlerini de temelde iki nedene dayandırıyorlardı:

  • Tavuk yemlerinde antibiyotik kullanıyor
  • Tavuklar üretimden kesime zamanına kadar hiç hareket etmiyor

Özellikle Dizdar’ın konu üzerinde ısrarla durması haber programcılarının da dikkatinden kaçmadı. Birçok programa konuk olan Dizdar ve Özer toplumun ciddi anlamda bilinçlenmesine ve tükettikleri “pilici” sorgulamasına ön ayak oldu.  Artık yeni bir önleyici kriz iletişimi yapmanın zamanı gelmişti. Sektör temsilcilerinin diğer tüm geleneksel iletişim kanallarının yanı sıra yaşayan bir platform kurarak meraklı tüketicileri doğrudan bilgilendirmeye karar verdi, sonuç olarak da 2015’in başlarına doğru Banvit’e Sor servisi yayına alındı.

banvit-soru-cevap

Peki bu servis nasıl işliyor?

  1. Banvit’e iletmek istediğiniz soruyu arama kutusuna yazıyorsunuz, eğer geçmişte bu soru cevaplandıysa karşınıza doğrudan cevap çıkıyor.
  2. Eğer soru cevaplanmamış bir soru ise kayıt ekranı açılıyor, bilgilerinizi ve sorunuzu girerek Banvit’e iletebiliyorsunuz.
  3. Sorular/Cevaplar için metin ve video olarak iki seçenek sunulmuş.

Sorunuzu alan Banvit ekibi en kısa sürede sorunuza en uygun medya türü ile cevaplandırıyor. Bu sorularla şirketin tüm üretim süreçleri meraklı tüketiciler tarafından rahatlıkla incelenebiliyor. Servisin ana sayfasındaki sorulara baktığınızda bunu rahatlıkla görebiliyorsunuz.

Banvit’e Sor servisinin iletişim açısından birden fazla değeri bulunuyor. Servis ile kurumu ve üretim süreçlerini şeffaflaştıran Banvit, sektörün endişe duyulan sorularının kapalı kapılar arkasında konuşulmadığını tüketicisine gösteriyor. Böylelikle potansiyel kriz konularının önünü kriz henüz oluşmadan alıyor.

Değerlendirme

Başarılı bir kriz yönetimi için ilk amaç kriz oluşmadan potansiyel kriz konularının tespit edilmesi ve bu konular üzerine çalışılarak hazırlık yapılması olmalıdır. Bu nedenle kriz yönetim planının ilk maddesi; ilgili şirketin/sektörün potansiyel kriz konularının tespit edilmesidir. İkinci adımda ise tespit edilen kriz konuların üzerinde bir soru-cevap (ajans diliyle Q&A) şablonları oluşturulur. Hazırlanan şablon ilgili kurumda medya ile ilişki kurması muhtemel bütün yöneticilere verilir ve metni özümsemeleri beklenir. Bu bağlamda değerlendirildiğinde Banvit’e Sor servisi aynı zamanda oldukça başarılı bir Q&A çalışmasıdır. Herhangi bir Q&A çalışmasından en üstün yanı ise soruların şirket çalışanları tarafından değil, birebir gerçek müşteriler tarafından hazırlanmış olmasıdır.

Banvit, Banvit’e Sor servisiyle bir taşla 5 piliç vurmuş diyebiliriz, (anne tarafımdan) memleketimin bir markası olması nedeniyle de ayrıca sempati duyduğum bir marka olan Banvit’i sektörel itibara katkısı ve doğru iletişim yöntemleri nedeniyle de tebrik etmek istiyorum. Böylesi öğretici örneklerin artması ve kurumsal blog ekosisteminin daha da gelişmesi dilekleriyle…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

4 + 4 =