Emniyet Kemeri Takmayın Ülkenize Katkınız Olsun!

Karayolları Trafik Yönetmeliği Belki de en fazla ihlal ettiğimiz kurallar manzumelerinden biridir. İhlalin sonuçları kimi zaman çok acı olsa da ihlal etmekten de asla geri durmayız. Başbakan’ın talimatıyla bu yönetmelik yenilendi ve oldukça ilginç bir tezatı da bir kez daha gündeme getirdi. Artık trafikte seyreden tüm araçlarda (kamu, özel, toplu taşıma ayrımı yapmaksızın) sürücülerin ve yolcuların emniyet kemeri takması zorunluluğu getiriliyor.

Trafik kazalarının asgari miktarlara düşürülmesi yönünde yapılan çalışmalar neticesinde Karayolu Trafik Güvenliği Stratejisi ve Eylem Planı’daki “Sürücülerin ve yolcuların koruyucu tertibat kullanma mecburiyeti” konusu artık çok daha ciddi ele alınıyor. Bu plan gereğince  “Güvenlik nedeniyle yetkili kurumlarca alınan tedbirler dışında; trafik kurallarına uyma konusunda herkes eşit olacak, kamu vicdanını rahatsız edecek farklı uygulamalardan kaçınılacak ve emniyet kemeri kullanımındaki muafiyetler kaldırılacaktır” ilkesi benimsendi.Değişiklik ve düzenlemelerden sonra polis ve asker ile şehir içinde taksi, dolmuş ve otobüs sürücüleri kemer takacak. Konunun buraya kadar olan kısmı haber niteliği taşıyor, bundan sonraki kısmı ise tamamen işin sosyal boyutunu yansıtıyor.

Dün akşam ana haber bültenlerinde özellikle bu haberi takip ettim, her kanalın muhabiri haberin gereği olarak minibüs, taksi ve otobüs şoförlerine konuyu aktardı ve görüşlerini aldı. Bahane fabrikası kurulsa bu kadar başarılı üretim yapılamayacağına o an kanaat getirdim. Kullanırken rahat etmiyoruz, para üstü vermek zor, beni boğuyor gibi bahanelerin yanı sıra toplu taşıma araçlarının sürücü koltuğunda emniyet kemeri olmadığını da ülkece dün akşam gördük. Bu kuralı ihlalin bedeli 72 TL tutarında bir ceza olarak belirlenmiş.

“Parası neyse verelim biz kemeri takmayız ” cümlesine kuracak güzide vatandaşlarımızın sayısının pek de az olmayacağını hepimiz biliyoruz. Bu çıkarsama ve tahminden hareketle kurallara ne kadar çok uymayan bir ülke olduğumuzu sayısal olarak da görmek istedim. Bunun için başvurduğum ilk kaynak Gelir Politikaları Genel Müdürlüğü‘nün web sitesi oldu. Sitede devletin gelir kalemleri hakkında ayrıntılı istatistikleri bulabiliyorsunuz.

Gelir Politikaları Genel Müdürlüğü’nden elde ettiğimiz verilere göre Türkiye’de 2001-2011 yılları arasında devletin gelir kalemlerinden, cezaların oranını ve milyon TL cinsinden miktarını belirleyeceğiz.

Resmi Büyütmek İçin Lütfen Tıklayınız

* 2001‘den 2011 yılına kadar para cezalarının GSYH oranı artış eğilimindedir. Cezalar, gelirler kaleminde oransal bazda çok büyük değerlere sahip olamasa da miktar cinsinden değerlendirildiğinde durum daha iyi anlaşılmaktadır.

* En yüksek gelirin elde edildiği 2006 yılında 4,364 milyar TL, en düşük gelirin elde edildiği 2001 yılında 538.964 milyon TL rakamına ulaşılmıştır. Bu yıllarda tahsil edilen miktarın düşük olmasına rağmen gelirler kaleminde %0.32’lik bir orana sahip olduğunu görebiliyoruz.

* 2011 yılında 4,284 milyar TL gelir elde edilmesine rağmen gelirlerdeki oran %0.38 seviyelerinde seyretmiştir. Buradan da devlet gelirleriyle ceza gelirlerinin doğru orantılı arttığını anlayabiliriz.

Cezalar oransal bazda GSYH’ya oranı %0.3-%0.6 bandında seyretmiştir. İlginç olan cezaların, ceza başına miktarı artmasına rağmen, GSYH‘daki oranı çok büyük değişimler göstermemesidir.

Bu bilgiler ışığında hatırı sayılır miktarlarda cezalar ödediğimizi söyleyebiliriz. Şimdi olayı biraz daha özele indirgeyerek, trafik cezaları konusundaki istatistiklere göz atalım. Bu verileri de Emniyet Genel Müdürlüğü‘nün, Trafik Hizmetleri Başkanlığı web sitesinden elde edebiliyoruz.

2011 yılında trafik cezalarında toplam 1.163.949.365 TL ödedik ve 8.727.014 adet trafik cezası kayıtlara geçildi. 2012 yılının Temmuz ayına kadar olan sürede 5.703.604 adet trafik cezasından 815.468.469 TL gelir elde edildi. Yıl sonuna kadar ceza sayısı ve ödenen ceza miktarının 2011 yılını hatırı sayılır derecede geçeceğini öngörebiliriz.

Ceza miktarı düşük olsa da çok fazla ihlal edilen bir kural olduğundan, ceza gelirleri kalemine yüksek miktarlarda katkı sağlayacağını tahmin edebiliriz. Bu ceza da Trafik Hizmetleri Başkanlığı tarafından istatistiklere eklendikten sonra rakamları takip etmeye devam edeceğiz.

Sayıların dilinden anlaşılan şey, sürekli yüksek sayıda trafik kuralı ihlal ediyoruz ve çok yüksek bedeller ödememize rağmen bu huyumuzdan da vazgeçmiyoruz. Yaşanan trafik kazalarının %90 oranla sürücü hatalarından kaynaklandığını ve ölümlü veya yaralanmalı trafik kazalarının  %35 ‘nin sebebinin aşırı hız olduğunu istatistiklerden görebiliyoruz. Sürücü hatası ve hız yan yana getirildiğinde emniyet kemerinin ölümlü kazaları önleme konusunda ne kadar önemli bir faktör olduğu ortaya çıkıyor.

Yazının başlığı bir yana siz siz olun memleket gelirlerine katkıyı başka yollardan sağlayın, emniyet kemerinizi takın, ceza ödememek için değil, sizin sorumsuzluğunuzun cezasını sevdiklerinize ödetmemek için …

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

27 − 24 =