Beyaz Geceler, Roman Okumaya Geri Dönüş ve Su Metaforu

fyodor-dostoyevski-beyaz-geceler

Okuma süreci aynı zamanda eşsiz bir öğrenme ve hatta yeniden öğrenme süreci. Okuduklarımı değerlendirdiğim yazılarımda bu süreç önemli bir eksiğimi fark etme şansını bana armağan etti.

Son birkaç yıldır ağırlıklı olarak “bir derdi olan” kitapları okumayı tercih ettim. İnsanı anlatan kitaplar, mesleği anlatan kitaplar ve dünyayı anlama çabama katkı sunacak kitaplar okuma listemin başında bulunuyordu. Eş zamanlı ilerleyen bu okuma/yazma sürecinde söz yitimine uğradığım fikri zihnime düştü. Geriye dönerek yazdığım metinleri okudum, bir daha okudum ve bir daha… Ete ve kemiğe bürünmüş bilgiler silsilesi metinlerde hayat bulmuştu fakat kelimeler elbiselerini unutmuş, çıplak geziniyordu blogumun sayfalarında. Sebebini zaman içinde anladım.

Çok fazla somut gerçeklik içeren metin okumaktan hayal gücümde ciddi bir zayıflama olmuştu. Okuduğum, yazdığım, üzerinde düşündüğüm bütün konular ve kitaplar tamamen hayatın gerçekleriyle ilgiliydi. Bu da ifadeyi zayıflatıyordu. Aslında bu hepimizin bildiği ve fakat yeniden öğrenmesi gereken bir gerçeklik. Ciddiyetin ve anlamın derin sularında kaybolup yüzeydeki güneşli ve sıcak kelimeleri sayfalarımızdan göç ettiriyoruz. Bu da metinlerimizdeki anlamı ve anlaşılırlığı zayıflatıyor.

Bir metni anlaşılır kılan şey ifadelerdeki ahenk ve yalınlıktır. En karmaşık bilgiler, veriler bile mahir bir kalem üstadının satırlarında dimağımızı zorlamayan eğlenceli hikayelere dönüşebilmektedir. Kendime sıklıkla George Burns’ün sözünü hatırlatmaya çabalıyorum:

İyi bir vaazın sırrı iyi bir başlangıcı ve iyi bir sonu olması ve bu ikisinin de birbirine mümkün olduğu kadar yakın olmasıdır. | Brief: Kısa ve Öz

Söz söyleme şehveti öyle güçlü ki elimizde olmaksızın kapılıp gidiyoruz, anlamın üzerine yorgan çekiyoruz. Kelimelere, cümlelere lezzet katmak için onları ölçülü bir şekilde kullanmak gerekiyor. Metinlerimize lezzet katmak için zihnimde canlanan ve bundan sonra mutlaka uygulayacağım bir metaforu sizinle paylaşmak istiyorum: Su Metaforu

su-damlasi-water-drops

Su Metaforu

Kimya ilminin bize öğrettiğine göre; hayat kaynağımız, yerde içelim, gökte de başka yaşamlara delil olsun diye aradığımız “SU‘ dahi iki elementin bileşiminden oluşuyor. İki adet hidrojen ve bir adet oksijen… Örneğin verdiği ilhamla bundan sonraki okumalarımda iki bilgi içeren kitap arasında mutlaka duygu içeren bir kitap okuyacağım. Duyguyu bilgiye, ilhamı da gerçeğe feda etmeden okumaya ve yazmaya devam edeceğim.

Yeni okuma dönemime ilk adımı Aldous Huxley’in Cesur Yeni Dünya romanıyla attım, ikinci adım ise bir Fyodor Dostoyevski’nin Beyaz Geceler‘i ile oldu, yeni başlangıcımın üzerinden iki kitap geçmiş olmasına rağmen hayallerimin canlandığı hissedebiliyorum.

Beyaz Geceler 

Beyaz Geceler, belki ilerleyen yaşlarda okunduğunda karamsar ve yalın bir hikaye gibi gelebilir, bana ilk sayfalarda böyle geldiğini anımsıyorum. Fakat karakterilerin ifadelerindeki, sözlerindeki betimleyici anlatım metindeki duyguyu anlamanıza değil, yaşamanıza kapı aralıyor. Eğer yeterince kendinizi vererek okumaya devam ederseniz St. Petersburg’un sokaklarında adımlarken Nastenka’yı görmeniz işten bile değil.

Konusu

Yazarın “hayalperest” tanımlaması ilginçtir. “Hayalperest” sıfatı kitapta dostsuz, sevinçsiz, duygusuz, hayattan zevk almadan yaşayan, toplumun dışına itilmiş insanlara yakıştırılmıştır.

Dostoyevski’nin diğer realist ve karamsar eserlerine göre oldukça farklı olan hikâye, bazı romantik unsurlar barındırır ve coşkulu bir ruh halini yansıtır.

Romanın kahramanı olan genç adam St. Petersburg’un kasvetli ve beyaz gecelerindan birinde, tesadüfen kendisi gibi yalnız olan bir genç kızla tanışır. Genç kızla beraber tüm hayallerini ve anılarını paylaştıkları dört beyaz geceyi St. Petersburg’un sokaklarında geçirir. Genç kız birkaç yıl önce tanıştığı fakat bir yıldır haber alamadığı sevgilisini beklemektedir. Genç adam ve kız geçirdikleri gecelerde birbirlerine yakınlaşırlar ve ikisi de karamsar duygularını unuttukları anlar geçirir. Üçüncü gecenin sonunda genç kız bir yıldır beklediği sevgilisini bulur ve hikâyenin kahramanı ile arasında başlayan zarif aşkı yine zarifçe bitirerek sevgilisine döner. Kitabın kahramanı olan genç adam ise yine eskisi gibi hayalperest yaşantısına geri döner.

 

Beyaz Geceler

Yayınevi : Can Yayınları
Yazarı     : Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

90 − 85 =